TÜRKLER ve ÜMMET-İ MUHAMMED

http://www.kemalelitemiz.com/turkler-ve-ummet-i-muhammed.html

TÜRKLER ve ÜMMET-İ MUHAMMED
Kemal Elitemiz.

Ümmet: “imam” kelimesi ile aynı kökten gelmektedir. Her peygamber, birer imam, rehber olarak kabul edilir ve ona tabi olanlara da onun ümmeti denir.
Bizler çok şükür son Peygamber Hz. Muhammed Mustafa Efendimiz Saadetlerinin bizlere tebliğ ettiği Kuran’a ve Efendimizin Sünnetine imanımız ile Onu İmamımız ve Rehberimiz olarak kabul ettik ve Ona tabi olduğumuz için Efendimizin, Muhammed Mustafa’nın Ümmetiyiz.
Al-i İmran suresi: 110
Siz, insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz. İyiliği emreder, kötülükten men eder ve Allah’a iman edersiniz.
Asr- ı Saadet bu Ümmet bilincinin tam olarak idrak edildiği ve Hakkı ile bu yolda her türlü başarının elde edildiği bir zaman dilimi olmasına rağmen geçen yıllar içinde Ümmet olma vazifesinin değer ve bilincini kadim gelenekleri olan kabilecilik âdetine yenik düşerek kaybeden Arap toplulukları, hızla ümmet olma bilincinden uzaklaşmışlardır.
Enfal Suresi:46
Allah’a ve Resul’üne itaat edin ve birbirinizle çekişmeyin. Sonra gevşersiniz ve gücünüz, devletiniz elden gider.
Bu dağınıklık ve zafiyet, Yüce Türk Milletinin bağrında yetişen Ahmet Yesevi, Hacı Bektaş, Yunus Emre ve Celaleddin Rumi gibi İslam ve Sünnetin Ruh ve inceliğinin sırlarını, içlerine sindirmiş. Allah Ve Resulünün Aşkını kalplerinde yaşatmış ve idrak etmiş. Allahın Boyasına Muhammed’in Kokusuna bürünmüş Gönül ve Ruh Fatihlerinin gayret ve duaları sayesinde;
Yüce Türk Milletinin İslam’ın Sancaktarı olma şerefine kavuşması ile Bütün Müslümanları o Al Bayrağın gölgesine aldığı zaman, ümmet olma bilinci yeniden sağlanmış ve Huzur, Türkün Al bayrağının gölgesinde yaşanmıştır.
Müslüman Türkün bütün insanlığı kucaklayan merhameti ve adaleti, Bütün kâfirleri telaşa düşürmüş, saltanatlarının ve çıkarlarının elden gideceği korkusu ile bütün Haçlılar, tapınakçılar, Masonlar, Yahudiler, Krallar, Kraliçeler birleşmiş ve Türkleri ve Müslümanlığı yok etmek onların tek gayeleri olmuş.
Bunun çaresini de Maalesef bizim anlamadan okuduğumuz Kuran da bulmuşlar
Al-i İmran suresi: 105
Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra parçalanıp ayrılığa düşenler gibi olmayın. İşte onlar için büyük bir azap vardır.
BÖL ve PARÇALA.
Maide Suresi:2
İyilik ve takva (Allah’a karşı gelmekten sakınma) üzere yardımlaşın. Ama günah ve düşmanlık üzere yardımlaşmayın. Allah’a karşı gelmekten sakının. Çünkü Allah’ın cezası çok şiddetlidir.
Bu Bölücülük Müslümanların içine öncelikle Mezhepçilikle, Kabilecilikle, yerleştirilmiş. Arap, Kürt, Acem, Türk milliyetçiliği kışkırtılmış. Bu yolla Önce O muazzam Osmanlı Devleti zaafa uğratılmış.
Öncelikle Avrupa Topraklarında yaşayan gayri Müslimlerin ihaneti ile oralardaki Al Bayrağın gölgesi silinmiş, Ezanlar susmuş.
Daha sonra Kardeşlerimiz, ihvanlarımız, dindaşlarımız Ümmetdaşlarımız dediğimiz Araplar, bu haçlı ittifakının yanında yer alıp Müslüman Türk’e Silah çekmiş Elleri titremeden İngiliz’le bir olup kurşun atmış. Ümmet olma bilinci ve ruhu yok olmuş ve İlahi Gazabın kapısı aralanmıştır.
O günlerden bu güne Arap Yarımadasından Afrika’ya Tüm Arap topraklarında sürmekte olan şiddet, ölüm ve zulüm
Ayeti doğrulamaktadır.
Allah’ın cezası çok şiddetlidir.
Toprakları küçülüp Anadolu ya sıkışsa da Müslüman Türk Milletinin ocağındaki İman Ateşini Ümmet olma bilincini, Ezanını ve bayrağını kimse yok edemeyecektir. Dünyanın her bir köşesinde yaşayan Türkler bu bilinçlerini kaybetmemişlerdir. Gönülleri, imanları, Ülküleri birdir.
Türk Milleti Ümmet-i Muhammed’in ta kendisidir
Al sancak O ümmetin üzerinde gölgedir, O sancağın Gölgesi Çok geniştir ve elbet bir gün yine bütün Müslümanlar o sancağın gölgesinde tek ümmet olacaklardır.

23 – Nisan – 2017 Konya

Yorum Yaz