JAPON KILIÇ BİLEME SANATI

http://www.kemalelitemiz.com/japon-kilic-bileme-sanati.html

JAPON KILIÇ BİLEME SANATI
Kemal Elitemiz

null
null
null
Çelik:
Kılıcın kalitesinin temeli çeliktir, değerini belirleyende kılıçtaki çeliğin yapısıdır. Sıcak dövme metodu ile oluşan bu yapıya Japonlar ‘’ Hada’’ adını vermiştir. İmalat aşamasının en ünlü kısmı çeliğin katlanmasıdır. Çelik defalarca katlanır, bükülür ve çekiçle düzleştirilir. Bu işlemler aşağıdakileri sağlar. Metal içerisindeki hava kabarcıklarını yok eder.
Metalin bütünleşmesini sağlar, karbon gibi elementlerin yayılmasını sağlayarak efektif dayanıklılığı artırır ve potansiyel zayıf noktaları azaltır. Oluşturulan katlarda, devamlı olarak yüzeye dekarbonize işlemi uygulanıp üst kısmı bıçağın içine geçirerek bıçağın eşsiz ve güzel damarlı yüzeyi elde edilir. Genellikle kılıçlar, tahta kalastaki gibi damarlar (hada) görünecek şekilde imal edilirdi. Düz damarlara masame-hada, tahtaya benzer damarlara itame, budağa benzer damarlara mokume ve eşmerkezli dalgalı damarlara ayasugi-hada denilirdi. Üç normal damar (masame, itame ve mokume) arasındaki fark, ağacın büyüme yönüne kesit (mokume), açılı kesit (itame) ve damar boyunca kesit (masame) şeklindedir. En güçlü, güvenilir ve en yüksek kaliteye sahip kılıçlar Mino, özellikle de Magoroku Kanemoto geleneğine göre yapılanlardı. Her bıçağın kendine özgü bir görünümü vardır. Bu görünüş yapımcısına, imalat yöntemine ve biraz da şansa bağlı olarak değişir. En belirgin fark bıçağın orta sırtında, şinogide görülür. Kılıç şinogiye doğru daralabilir, sonrasında keskin kısma doğru da daralabilir ya da şinogiye doğru genişleyip bıçak kısmında büzülebilir (ikizkenar yamuk şeklinde). Düz ya da daralan şinogiye şinogi-hikuşi denilirken, şişman görünümlü olanlara da şinogi-takuşi denilir. Şinogi, bıçağın arka tarafına yakın olacak şekilde konumlandırıldığında uzun, keskin ve kırılgan bir kılıç tipi oluşur. Şinogi, bıçağın ortasına yakın olursa daha makul olacaktır.

Hamon:
Çeliğin yanak kısmı kabzadan uca kadar az karbonlu çelikten dövülür bu çeliğe dayanaklık sağlar kesici kenar ise yüksek karbonlu çelikten yapılır işte bu iki farklı karbon içeren çeliğin birleşme hattında oluşan desene Hamon denir. Kılıcın parlatma işleminden sonra bu alan beyazımsı bir görünüm arz eder. Hamon temelde iki çeşittir. Düz bir çizgi halinde görülene ‘’ Suguha ‘’ Düz hamonun
Chu-Suhuga Hoso-Suhuga Hıra-Suhuga gibi üç çeşidi vardır.
Dalgalı bir görünümde olan hamona ‘’Midareba’’denir.
Ko-Midareba: Belli belirsiz düzensiz hamon
Gunome: Zikzaklı hamon
Ko – Gunome: Küçük zikzaklı hamon
Ayrıca Sambon-Sugi (sedir ağacı) Choji (karanfil tanesi) juka-Choji (çift Karanfil) Saka-Choji (abartılı karanfil) Gunome çeşitleri vardır.

null
HAMON molekülleri NIE ve NIOI
Çeliğin sertlik kazandırıldığı hamon bölgesinde sertleşen çeliğin kümelenmiş kristalleri bulunur. Beyaz ve parlak bir görünüm sergileyen bu moleküller hamon hattını oluşturur. Bu moleküller büyüklüklerine göre değişik isimlerle tanınır. Küçük partiküllere NIOI denir. Dar beyaz bir çizgi halinde görülür. Daha büyük moleküllü olanlara NIE denir. Kaba öğütülmüş tahıl taneleri gibi görüntüsü vardır. Kendi arasında üç boyda sınıflandırılır. (smallest) => konie (small) => nie (large) => aranie (rough)
1) Küçük parçacıklı olanlar KONIE. Küçük NIE manasına gelir.
2) büyük parçacıklı olanlar NIE.
3) İri parçacıklı olanlar ARANIE. İri NIE manasına gelir.
Bu sınıflandırma kesin değildir, Hamon üzerinde karışık olarak görülebilir. Bu görünüm farkları ısıl işlemle alakalıdır. nioi moleküller düşük ısıda nie moleküller yüksek ısıda oluşur.
null
Kikusui hamon: resim hamon
Edo döneminde geliştirilmiş hamon şeklidir. Bunlar;
Yoshino-gawa (kiraz çiçekleri), Tatsuta-gawa (akçaağaç yaprakları) Umebachi (erik çiçekleri), Tohran (büyük dalga), Mt. Fuji dağı Sudare, and etc.
null
Kissaki:
Japon kılıcının en önemli bölümlerinden biridir. Kılıcın ucuna verilen isimdir. Çeliğin kesici yüzeyi (haniku) bu bölümün üst ucuna kadar devam etmelidir
Kılıcın alt kesici yüzeyi ile kissaki’nin birleştiği dikey çizgiye Yokote denir

null

Shinogi-zukuri biçimli kılıçların

null

Kissaki çeşitleri:
Ikubi-Kissaki:
Biraz kısa olan kissaki

null

Chu-Kissaki: Chu (Orta) demektir orta boy kissaki: genel olarak katana kissakileri bu tiptir.

null

O- Kissaki: O (uzun) demektir, uzun kissaki boyu 90cm olan kılıçların uç tipidir.
null

Kamasu-Kissaki: üst ucu ile yokote arası tam olarak düzdür
null

Katana, diğer kılıçlardan farklı net bir uç şekline sahiptir.
Uç kısmı uzun (ö-kissaki), orta (çü-kissaki), kısa (ko-kissaki) ve hatta geriye doğru çengel şeklinde (ikuri-ö-kissaki) olabilir. Uç kısmının kavisli (fukura-suku) ya da nispeten düz (fukura-kareru) oluşu ayrıca önem arz eder.
Kissaki ne keskiye, ne de batı bıçaklarının tanto ucu yorumuna benzer. Batı bıçaklarının, bilemesi kolay, düz, çizgisel bir eğimi vardır ve Japon kissakiye üstünkörü bir benzerlik taşır. Kissaki kıvrık bir görünümdedir, kenara doğru olan yüzey boyunca yumuşak, üç boyutlu bir kavise sahiptir – buna rağmen sınır çizgisi (yokote) nettir.

Fumbari:
Ata biner gibi ayaklarını açarak ayakta sağlam durmak demektir.
Her kılıcın kabza ile birleşen kısmı, uzunca, kalın ve geniştir. Buraya fumbari denir.
null

Bileme:
Japon kılıçlarının bilenmesi tanımı ve tarifi kolay değildir. Bileme süreci birçok işlemi barındırır.
The angle of the cutting edge: Kesici kenar açısı
Biz keskinlik deyince genel olarak kesici ağızın bir ustura gibi ince olacağını kalın olanın ise balta ağzı gibi olup keskin olmayacağını düşünürüz.
Bu doğrudur bir ustura sakalı traş eder bir balta ise traş yapamaz.
Dar açılı kesici kenara sahip kılıçlar geniş açılı kesici kenara sahip olanlardan daha keskindirler.
Bu açıklama ışığında Japon kılıçları çok keskin değildir.
Japon kılıçlarının kesici yüzeyleri kılıcın yanak kalınlığı boyunca kesici kenara kadar olması ve kesici kenarının uzun olması özelliği vardır. Ve kesme açısı büyüktür. Bu kesme açısı yapılan kılıcın maksadına göre değişir.
Ustura çok keskindir ama bir ağacı kesemez, Japon kılıçları bu derece keskin değildir zira kesilen her zaman saman adam olmayacaktır.
How sharp is the edge. Kesici kenar keskinliği:
Yeni bir ustura sakalı kolayca keser, ustura kullanıldıkça kesici kenar yıpranacak ve kesici kenarın yenilenmesi gerekecektir. Ustura henüz kesici kenarını kaybetmemiş olacaktır. Bu işlem tekrarlandığı zaman bir müddet sonra kesici kenarın yeniden yapılandırılması gerekecektir. Bu işlem bütün Japon kılıçları için geçerlidir ve bileme kılıcın tüm yan yüzeyini de içine alan ve kesici kenara uzanan bir bileme işlemi gerektirir.
The hardness of the cutting edge: Kesici kenar sertliği:
Kesici kenar bilendiği zaman bir kâğıt parçasını hatta kazara parmağınızı da kesebilir keza bir ustura da aynı işi görür, fakat camı kesemez. Kesici kenar kesilecek maddeden daha sert olmalıdır. Kesici kenarın sertliği keskin olmasından daha çok önemlidir. Japon kılıcı bir ağaç yontma aleti değildir bir savaş aletidir.
Çelik tasarlanırken düşmanın bedeni zırh ve miğferi göz önüne alınarak hazırlanır ve çeliğin yapısı bütün bunlar düşünülerek sertleştirilir. Sertlik çok fazla olursa çelik gevrekleşir ve kırılgan hale gelebilir. Gereğinden fazla yumuşaklık ise bükülme ve eğilmelere yol açar. Bütün bunlar çeliğin ısıl işleminin ne kadar önemli olduğunu gösterir. Japon kılıcının sertliği elmas sertliği kadar değildir ve bir taşı kesemez.

The shape and the curvature: Biçim ve kavislenme:
Tanto ve tsurugi haricinde Çoğu Japon kılıcı kavislidir ve savrularak kullanılır. Kesici kenarın keskinliği yanında kılıcın biçimi de keskinlikle bağlantılıdır. Savrularak kullanılan kavisli bir kılıç düz bir kılıca nazaran daha çok kesicilik kazanır. Savaş alanı bir keskinlik gösteri yeri değildir savaş kılıcı savuşturma delme ve kesmek için kullanılır. Bu yüzden daha derinden kesen kılıç daha iyidir diyemeyiz.
Edo dönemi barış zamanında samuraylar şahsi karşılaşmalar ve düellolar haricinde savaş görmedikleri için kılıçlarının keskinliğini idama mahkûm olmuş suçlular üzerinde denediler. Ayrıca kadavralarla iki beden üç beden birlikte vuruşlarla denediler tek bedene yek el vuruş yaparak kılıçlarının keskinliğini test ettiler.
Samandan yapılmış insan uzvu kalınlığında ve sertliğinde Hasır yastıklarla kesici yüzeyin düzlüğüne temizliğine bakarak kılıçların keskinliğini denediler

1) shaping: Biçimlendirme

Haniku: Hamon bölgesi kesici yüzeyin çeliğin kesici ucuna en yakın et kalınlığıdır.
Hiraniku: Bütün kesici yüzeyin et kalınlığıdır.
Japon çeliklerinin kesici yüzeyleri kesici uca kadar düzgün olmalıdır. Hiraniku ve haniku geçiş hattı belli olamamalı birbirinin devamı görünümünde olmalıdır.
Full cutting surface (good shape): Tüm kesici yüzey şekillendirilmesi ( iyi şekillenme):
Bu tarz biçimlendirmedir. İle kılıcın kesici yüzeyinin güçlü olmasını sağlanır. Zırhlı düğüşler için en iyi biçimlendirmedir.

null
Slim cutting surface (poor shape)
Tüm kesici yüzey düzdür ve güvenli bir inceliktedir. Bu tip bileme insan bedeni ve derisi için uygundur. Zırhlı dövüşlerde kesici kenardaki hasar fazla olur.

null

Bu tür bilenmiş çelikler ışığı yansıtmalarında dolayı parlak görünür. Meşhur bileme ve parlatma ustaları bunu estetik açıdan giderir. Çeliği elinize alıp baktığınızda iyi parlatılmadığını zannedersiniz. Dikkatli ve yakından bakınca bu çalışmayı fark edebilirsiniz.
Bileme işlemi zırhlı dövüşler için yapılmış kılıçla insan teni için yapılmış kılıç arasında farklılık gösterir, bunun farkı en iyi şekilde Kissaki bölümünde anlaşılır.

null

Doğru ve güzel bilenmiş kissaki örneği:
null

Yanlış ve kötü bilenmiş kissaki örneği:
null

Kesici kenarı zedelenmiş ve kesiciliği azalmış kılıcın biçimlendirilmesi ve bilenmesi bileme taşları ile yapılır.

Japon bileme taşları:
Japonlar geleneksel olarak uzun yıllar boyunca bileme taşı olarak doğal taşları kullandılar ve bileme işlemini taşı suyla ıslatarak yaptılar çünkü elde ettikleri doğal taşlar, tabakalar halinde taşlaşmış kil ve içlerinde kaliteli silikat tanecikleri ihtiva eder bu novaculitten biraz yumuşaktır. Yağla bileme taşın yıpranmasına yol açtığı için bilemede suyu tercih ettiler Japonya’daki bileme taşlarını barındıran çökelti kayaların bulunduğu Narutaki madeni Kyoto’nun tam kuzey bölgesindedir.
Japon bileme taşlarının tarihsel kalite derecelendirilmesi üç sınıftır.
1-ara-to- pürüzlü taşlar 500–1000 grit
2-naka-to-orta sertlikte taşlar 3000–5000 grit
3-shiage-to- sert taşlar 7000–10000 grit
Bilemede kullanılan taşlar ise
null

Arato, Binsui, Kaisei, Chu-Nagura, Koma-Nagura, and Uchigumori. Jizuya, Nugui
null
Bu işe önce kaba pürtüklü taşlarla başlanır ve ilerledikçe daha ince grildi taşlarla devam edilir.
Nagura Stone: bu taş çok küçük kristallere sahiptir 4000, 6000, 8000 and 10,000 grit parlatma taşı olarak kullanılır.
null

Bu sınıflamaya girmeyen birde hazuya taşı vardır bu taş doğrudan bilemede kullanılmaz, parlatmada kullanılır doğada küçük çakıllar halinde bulunur.
null
Bu taş dövülerek ince kum haline getirilir ve kille karıştırılarak elde edilen çamurla son keskinlik ve cilalama yapılır. Veya ince bir kâğıt üzerine yapıştırılarak kullanılır. Bu özellikte olan ve yağla karıştırılarak kullanılan taşa ise nugui denir.

null

Hazırlık:
Bileme işine başlamadan önce kesin bir planlama yapılmalıdır ayrıca kılıcın yapımında doğan bir eğrilik, yamukluk ve dönüklük var mı diye yardımcı bir ağaç lata ile kontrol edip kılıcı düzeltmeliyiz.
null

ARATO taşı: Japon bileme taşlarının en iri taneli kaba yaşıdır bu taş ustanın elinden yeni çıkan veya paslanmış çeliğin bileneceği ilk taştır, iyi bir şekillendiricidir.
(shinogiji) düz yüzeyi için az bir eğimle çelik taşa yatırılır ve kol ileri doğru itilir.
Kesici yüzey için uygun açı da tutulur.
null

BINSUI. Taşı: Aynı işlemlere ile devam edilir. Bu adım şekillendirmede son derece önemlidir. Bileme esnasında çelikte madde kaybı en az olmalı ve dağılım kusursuz olmalıdır.
null
Bu taş Arato taşının çelik üzerindeki izlerini giderecektir.
null
KAISEI taşı:
Bu taş ile çalışılırken başka bir taşa asla geçilmemelidir.
null

KAISEI taşının bileme izi takibi
null

CHU-NAGURA Taşı:
Bu taş ile bilemeye başlandıktan sonra yapay taşlar asla kullanılmaz. Bu taş ile bileme kılıcın boyuna göre yapılır. Kılıcın tutuluşu hafif meyilli olmalıdır.

null

KOMA-NAGURA Taşı:
Bu taş chu-nagura taşından biraz daha serttir. Bileme şekli aynısı fakat ters yönde olmalıdır. Boyuna izlerin paralelliğine dikkat edilmelidir.
null

UCHIGUMORI Taşı:
Biçimlendirmeyi bitiren, çeliğin karakterini gösteren taştır. Çalışma şekli bir evvelki gibidir fakat yönü bir öncekine göre boyuna ters olarak yapılır, her yüzey için ayrı ayrı çalışılır. Hamon, katmanlar ve diğer özellikler görünür hale getirilir.

null
İş bitmesine rağmen çeliğin görünümü hala iyi değildir. Çelik üzerinde daha duyarlı çalışma gerekecektir.
Polishing (Parlatma):Togi
Parlatma çalışması çeliğin yüzeyini pürüzsüz ve temiz bir hale getirecektir.
Bu iş için HAZUYA, JIZUYA ve NUGUI. Gibi taşlar kullanılır.
İki çeşit parlatma metodu vardır.
SASHIKOMI: Klasik parlatma metodu.
HADORI: Modern parlatma metodu.
Aralarındaki en büyük fark NUGUI adımıdır.
Hazuya ve Jizuya yapmak:
Hazuya Uchigumori taşından yapılır.
Jizuya ise Narutaki taşından yapılır.
Her iki taşta en iyi kalite Japon taşlarındandır. Narutaki Uchigumori den biraz daha serttir. Bu taşların içinden en iyi ve en dayanıklı olanlar seçilir.
Çelik keski ve çekiç yardımı ile taş dilimlenir.
null

Bu taş dilimleri başka bir bileme taşı yardımı ile kâğıt kalınlığında inceltilir ve düzleştirilir.
null
Sonra bu küçük taş parçaları vernikle bir kâğıt üzerine yapıştırılır. Kâğıt onları daha sağlam tutacaktır.
Hazuya taşı ile parlatma işi özellikle Hamon üzerinde başparmakla yapılır.
Çeliğe birkaç damla su damlatılıp taş bu su damlasının üzerine konur diğer parmak çeliğin arka yüzünden destekler titreşim hareketleri ile parlatma yapılır, bu titreşim hareketleri en fazla 1 cm olmalıdır çeliğin boy uzunluğuna doğru yapılır. Parlatılan yerde siyah çelik suyu oluşacaktır, burası hemen temizlenmez bu size parlatmada yol gösterecektir
null

Jizuya taşı çok ince Narutaki taşından yapılır. Çeliğin kalitesine uygun olarak seçilir. Hamon bölgesinin parlatılması bu taşla tamamlanır. Bu taşın kullanılması hazuya’dan biraz daha zordur parlatma metodu aynıdır.
null
NUGUI
Havanda dövülerek pudra şeklinde toz haline getirilmiş, Narutaki, Nagura, Tsushima taşlarının yağla karıştırılmış halidir. Pamuk yumağı yardımı ile kullanılır.
null
Modern stilde parlatma yapanlar kendi tozlarını kendileri hazırlarlar.
Hamon desenlerinin görünürlüğünü artırıcı bu çalışmalar parlatma ustalarının tercihine göre değişir.
MIGAKI
Kılıcın sırt bölgesi olan siyah Shinogi-ji bölgesinin çelik iğneler yardımı ile parlatılmasıdır. Bunu için boynuz tozu, muhtelif çelik iğneler, iğne cila tablası ve mum topları kullanılır.

null
null
Kemal Elitemiz
Nisan- 2012 – Konya

Yorum Yaz